Ana Sayfa Kalemimden Animeler Kitaplar Mangalar Filmler Diziler Mimler

28 Temmuz 2015 Salı

Hikaye; kaybolmayan izler.

Bundan sonra ara ara buraya yazdığım hikâyeleri ve karalamaları koyacağım. Çoğunu RPG ortamında önceden yazsam da, karakterleri ve orjinal kurgularını yıllar evvel yazmış, ve bilgisayarım da arşivlemiştim. Bilmeyen olursa ara, ara mini öyküler yazarım, tabii bunların çoğu aklıma geldikçe olduğundan 'mini' dediğimiz vaziyette kalırlar ve zamanımın çoğunuda 'play by post role play game' yani kurgusunu kendimiz oluşturduğumuz karakterin öyküsünü bir forum üzerinden yazarak devam ettiren bir nevi rol yapma oyunu ile geçiririm. Koyduğum öyküde Harley adında, bir bar sahibi olup, dünyada ki esrarengiz ve gizemli olayların peşine takılmış bir kızı konu alır. Şimdi gelelim asıl olaya, kayıt olduğum sitelerde GM yani yazdığımız hikayede bize görev veren arkadaşın isteği üzerine kaleme almıştım ve doğrusu benim için Harley'nin öyküsünde en sevdiğim kısımlardan birisi olup çıkmıştı. Bu yönden blogumda da koyma gereği hissettim. Dilerim sizde seversiniz. Unutmadan Molly-chan'a nazik yorumu için teşekkür ederim, beni ziyadesiyle mutlu etti. 


Gelelim hikayemize;

26 Temmuz 2015 Pazar

Okumadan evvel: Bu blog vakit katliamını hobi haline getirmiş insanın klavyesinden dökülme satırları barındırmakla beraber tamamiyle amaçsız yazgılar döküntüsünü oluşturmaktadır. 

Aslında başlığı âlem-i eşbâh olarak gireceğime; boş gezen karalamaları gibisinden yazsaydım daha iyi yansıtacaktı sanırım; lâkin vakit tez, zaman uzun, ileride onlarca karaladığım satır arasında kararsızlığımın hat safaları çekmesinden mütevellit bir farklılığa uğrarar elbet; ve kocaman bir merhaba! 



Galiba bunu başta yazmama gerekliydi. Son zamanlarda twitter, facebook, tumblr gibi kavramlardan blog işi birazcık ölmüş gibi durup "siz önden gidin, ben arkanızı kollarım" nidalarını çalsa da, bana sorarsanız gönlümde hâlâ mevkisini korumaktadır. Galiba dört yılın sonunda henüz sayfa düzenini dahi yapmadan yeniden, blog açma hevesine beni iten de bu olsa gerek. Bir an laf ü güzaf-ı boş verip gelelim fasulyenin fayfadalarına diyerek klişeler kervanına katılacak gibi olsam dahi -ki hiç sevmem klişeliğin halay başını çekmiş anları- ardından bu sayfanın ilerleyen zamanlarda bolca katliama uğratacağım aklımda yer edinince, "boş lakırtılar meyhanesine döndüreceksin River" dedim. Yalnız bolcana mı dedim? Kafama estikçe desem daha doğru olur.

Umm... bakalım; sadece bu bölüme bir isim bulmakta kaldı, yazarken hitap etmeyi daha bir seven yapım olduğundan en iyisi biz bu yazgılar kervanına yine klişeye bağlayarak "defter" diyelim. 

Bir saat, bir gün, kısaca herhangi bir vakit aralığında yeniden buralarda olup, nizamı oturtulmuş vaziyette satırlarla buluşmak dileğiyle, görüşmek üzere efenim.

Gif tumblr'dan alıntıdır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım : Merve Canbaz